Site içeriğini görebilmeniz için üye olmanız gerekmektedir...

Üye Girişi



Hard Reset.

 

Aramızda FPS oyunlarının altın çağını hatırlayan, henüz torun torbaya karışmamış birileri var mı acaba? Şarjör değiştirme, nişan tertibatı (ironsight) ve siper alma gibi mekaniklerin olmadığı, sağlığımızı doldurmak için etrafta deliler gibi sağlık paketi aramak zorunda kaldığımız, günümüz oyunlarının aksine karşımıza çıkan her düşmanın bizi gerçekten öldürmek için uğraştığı, asla ölmeyecekmiş gibi duran dev boss?larla kapıştığımız, birbirinden zor oyunlarla dolu o görkemli 90?lı yıllardan bahsediyorum. Sessiz bir kahraman rolüne bürünerek insanlığı uzaylılardan, şeytanlardan, canavarlardan, Nazi?lerden, robotlardan, robot uzaylılardan, uzaylı şeytanlardan, şeytani robotik Nazi canavarlardan kurtardığımız ve bundan asla şikayetçi olmadığımız, hatta deliler gibi eğlendiğimiz o harika yıllar... Bugünün Call of Duty furyasından çok daha önce. Hatta Half-Life ve System Shock 2, FPS türünü sonsuza kadar değiştirmeden bile önce...

İşte Hard Reset, artık neredeyse tamamen unuttuğumuz o ihtişamlı old school yılları tekrar hatırlatmayı ve bizlere patlayıcı bir FPS deneyimi yaşatmayı vaat ediyor. Sonuç ise, dostlarım, şaşırtıcı derecede başarılı.

Resmi büyütHard Reset, Polonyalı geliştirici Flying Wild Hog?un ilk oyunu. Ancak bu sizi yanıltmasın. Flying Wild Hog, henüz tek bir oyun çıkarmış ve kendini ispatlama arayışı içindeki çiçeği burnunda bir oyun stüdyosundan çok daha tecrübeli bir ekip aslında. Painkiller?ın yaratıcısı People Can Fly?ın çekirdek kadrosunun yanı sıra Witcher serisinden tanıdığımız CD Project RED ve Sniper: Ghost Warrior?ın geliştiricisi City Interactive gibi tanınmış Polonyalı oyun stüdyolarının eski çalışanlarından oluşan ufak ama güçlü bir kadroya sahipler. Bunu da Hard Reset?in her karışında hissedebiliyoruz.

 

Hard Reset, bizleri distopik bir gelecek senaryosuna konuk ediyor, 2436 yılına... İnsanoğlunun kendi elleriyle yarattığı teknoloji kontrolden çıkmış ve dünyamız çaresiz bir şekilde makinelerin kontrolüne geçmiştir. İnsan ırkı tamamen yok olmanın eşiğindedir artık ve geriye kalan son insan şehri olan Bezoar?da kapana kısılmıştır. Tek amacı milyarlarca insan belleğini bir arada tutan Sanctuary isimli dev bilgisayar ağını ele geçirip asimile etmek olan makineler, Bezoar?ın koruyucu duvarlarına düzenli olarak saldırmaktadır. Biz ise şehri korumak için kurulmuş CLN isimli özel askeri şirketten Yüzbaşı Fletcher rolünde, makinelerin Bezoar?ın koruyucu duvarlarını aşıp şehrin sokaklarına doluşmasıyla birlikte harekete geçiyoruz... ve kısa bir süre içinde kendimizi aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı aksiyon dolu bir mücadelenin ortasında buluyoruz..

Resmi büyütİlk bakışta Hard Reset?in çok sağlam bir hikayeye sahip olduğunu düşünebilirsiniz, ki bu pek de yanlış sayılmaz. En azından oyunun konusu gerçekten iyi. Özellikle de benim gibi Philip K. Dick?in Android?ler Elektrikli Koyun Düşler Mi? (sinemaya Blade Runner olarak uyarlanmıştı) ve William Gibson?ın Neuromancer gibi başyapıtlarının hayranıysanız ayaklarınız yerden kesilebilir. Zira Hard Reset, büyük oranda bu tarz cyberpunk eserlerden besleniyor. Fakat şu da bir gerçek ki, hikaye oyun boyunca bir türlü istediğimiz ölçüde olgunlaşamıyor. Oyunun ilerleyen bölümlerinde bizleri şaşırtıcı bir takım sürprizler bekliyor olsa da, tam bir şeyler olacağını düşünmeye başlamışken, yaklaşık 5 saatin sonunda oyun bir anda bitiveriyor. Her şey bir kenara; oyun boyunca hikaye anlatımına dair karşımıza çıkan tek şey, düşük bütçeli bir çizgi roman tadındaki ara sahneler oluyor, ki pek dikkatli bir oyuncu değilsek bunlardan da tek bir kelime anlamıyoruz. Oyun içinde geçen konuşmalar ise, o anda yapmamız gereken şeyle ilgili olmaktan öteye gitmiyor hiçbir şekilde.

Flying Wild Hog?un muhteşem görünen bir cyberpunk oyun evreni yaratmışken, içini etkileyici bir hikaye anlatımıyla ve gerçek bir keşif hissiyle dolduramamış olması gerçekten üzücü. Fakat dürüst olmak gerekirse Hard Reset, hikaye ile ilgili bir oyun değil. Bu, bütünüyle ve tüm haşmetiyle yalnızca ve tamamen oynanışa odaklanan bir deneyim ve açıkçası bunu da oldukça iyi başarıyor.